Güler'den Gürol'a

Gürol…

 

Evvela yazıma başlarken son derece kinayeli ve alaylı fikirlerinden dolayı teşekkür edeceğim. Benimle bir arkadaşlığının olması beni bu kadar kırmaya ve hakaret etmeye bir sebep olabilir mi? Sana bu yazımı her zamankinden daha açıkça yazacağım. Yırtık karalanmış kağıdın da manasını gayet iyi anlıyorum. Eğer bu yazınla arkadaşlığımızın sona ermesini ima etmek istediysen yani düşüncen öyle idiyse lem lam yazmana hiç lüzum yoktu. Senin bana karşı olan ufak bir ilgisizliğinden anlardım.

Bu yazından sonra seninle ilgileneceğimi, seninle konuşmak için can atacağımı ümit ediyorsan aldanıyorsun. Bunları yazarken ne kadar zalim bir zihniyete sahip olduğunu hiç düşündün mü? Bundan önceki münakaşalarımızdan kırgınlıklarımızdan dolayı üzülmeğe değmeyeceğini, senin bunları takdirden çok uzak olduğunu bildiğim halde günlerce üzülmüştüm. Nitekim şimdide bu yazımı okurken birden ağlamaya başladım. Bir gün gelip senin için yaptıklarımın ne kadar boş, manasız olacağını düşüneceğimi hala ehemmiyet veriyor, üzülüyorum. Belki bu yazını yazmamış olsaydın, aynen sonuna kadar sana gelebilirdim. Her şeye rağmen zaten arkadaşlığımızda benim bütün kabahatim sana sempati duymuş olmamdır. Benden küçük olmana rağmen sana kimseye karşı duyamayacağım bir bağlılık yakınlık, sempati duymuştum. Bunu sende pekâlâ hissediyorsun. Senin bu kadar anlayışsız olmana imkân yok Gürol. Olsa olsa bu mektubun bir maksatla yazılmış olabilir. Ben sana hiçbir zaman naz yapmadım. Suni yapmacıkta olmadım. Yalanda söylemedim. Şu anda bütün üzüntüm geçti. Senin yaptığın fedakârlıkları takdir etmekten ve yalnız bana alaylı kinayeli sözler söylemekten ve başa kakmaktan zevk aldığını düşünüyorum. Şu son günlerde bile babamla aramada tekrar uçurumlar açmanın, kardeşlerimle de münakaşa yapmamın senin için hiçte değer şeyler olmadığını düşünüyorum. Zararı yok sen takdir etmesen de ben hareketlerimden dolayı pişman değilim Gürol.

Evet, etrafımda pervane gibi erkekler çok dolaştı. Hala da dolaşıyor. Eğer ben sana vermiş olduğum ehemmiyeti beni hakikaten sevenlere vermiş olsaydım durum daha başka türlü olurdu. Sülo’yu başa kakıyorsun. Evet, beni pek çok sevmişti. Ve ben o zaman küçüktüm. Sen şunu iyi bil ki bir erkeğin bir kızı sevmesi ilgilenmesi, o kızla bir arkadaşlığı olmuş olmasına delalet etmez. Sabri’de benimle çok ilgilenmişti. Okula giderken, otobüste, yolda, şehirde ve burada birçok kimseden ilgi gördüm ve beni devamlı rahatsız ettiler. Sana bunları hesap vermek mahiyetinde yazmıyorum. Yalnız sen mektubuna yazılacak kadar mühim addeddiğim için sana cevap veriyorum. Sana bunları Kemal’in söylediğini de biliyorum. Yakalanmamdan onun ne kadar memnun olduğunu ve benden intikam almak istediğini sen anlayamadın mı? Tabii ümitleri suya düştü. Son iki senedir kendini sevmeyeceğimi anladım. Ve bana düşman kesildiği için sana bunları anlattı. Yıllarca beni katiyen unutamayacağını tekrarladı durdu. Ve şimdi hisleri rencide olmuş bir vaziyette benden intikam almak istiyor.

Gürol, senin beni iyi veya kötü tanımış olmanın artık benim için hiç ehemmiyeti yok. Kimseden çekinmiyorum. Sende bana düşman kesilir her şeyi anlatabilirsin.

Sana inanmış olarak kendimden ailemden her şeyden uzun uzun bahsettim. Ayıp olduğu halde o eve girip birçok kere telefon ettim. Ve birçok kimseler göre göre sana koştum. Ve üstelik gene görülüp herkese ilan olduktan sonra seninle konuşmaktan gene vazgeçmedim. Bütün bunlara rağmen sen gene anlayışsız davranıyor ve beni suçluyorsun. Sana gelmememin sebebini birçok defa izah ettim. Bildiğin halde nasıl öyle şey düşünebiliyorsun.

Senin bu mektubu yazmandaki maksadın benimle konuşmak için olabilir. Hiçbir zaman seninle konuşmak için sana yalvaracak değilim. Zaten bu acayip münasebetin bir son bulması lazımdı. Sana birçok defa ayrılmayı ben teklif ettiğim için kabul etmemiştin. Şimdi senin teklifini memnuniyetle kabul ediyorum. Artık senin bana yazdığın son hakaretlerden ve benim yazılarımdan sonra tekrar bir konuşma düşünülemez.

Gürol, şunu iyi bil ki seninle olan arkadaşlığımdan açık saçık hareketlerimden katiyen pişman değilim. Benim yalnız temiz bir sempati duyduğum içindi o hareketlerim. Tabii seninle bu hususta farklıydık.

Hiçbir zaman seninle arkadaşlığımızı derin derin düşünmedim. Gayet tabi sonu yoktu. Öyle olduğu halde sana büyük bir yakınlık duymuştum işte. Şimdi yalnız şunu düşünüyorum. Hiçbir zaman gece sokakta kalmaya, babamla, kardeşlerimle aramın açılmasına, en ehemmiyetsiz insanların bile diline düşmenin ne kadar saçma, akılsızca bir şey olduğunu, hele bunların senin için yazıldığını düşünüyorum. Değmeyeceğini düşünüyorum.

Gürol bundan sonra beni daima KÖTÜ bir insan olarak hatırlayabilirsin.

 

Güler  

     

Güler'den Gürol'a
Güler'den Gürol'a
Güler'den Gürol'a
Güler'den Gürol'a
Güler'den Gürol'a
Güler'den Gürol'a
Güler'den Gürol'a
Güler'den Gürol'a
Güler'den Gürol'a
Güler'den Gürol'a
Güler'den Gürol'a
Güler'den Gürol'a
Güler'den Gürol'a
Güler'den Gürol'a
Bu yazıyı paylaşın