Oğlunuz Cemil

Muhterem Bey Babacığım;

            Kasabaya gideceğimi arz etmiş olduğumdan ötürü mektupla olsun sıhhat haberinizi soramadım. Burada havalar soğudu. Çocuklarım üşümesin diye 300 lira vererek 5 ton odun aldım. Ben birkaç gün evvel üşüttüğüm için İzmit’e askeri hastaneye muayeneye gittim. Filmimi çektirttim. Hamdolsun bir şeyim yok. Gözlerimi de muayene ettirttim. Şimdi gözlük takıyorum. Bey babacığım; sıhhatinize iyi bakın. Kendinizi dolayısıyla evdekileri üzmeyin. Ahir çağımızda uyum mesainizin yorgunluğunu bir “oh!” diyerek gidermeye çalışın. Onları mümkün olduğu kadar hoşnut edin ki onlar da sizden razı olsunlar ve ilerde sizi hayır dua ile yâd etsinler. Ölümlü dünya hayatında baki kalacak hoş sedadan başka ne var ki. Para hususunda da biraz daha ikramlı olun. Çünkü Cenab-ı Allah cömert insanları methü sema eyliyor. Bu meyanda abdi aciz oğlunuzda hayır dualarınızı arz-ı istirham eyleyerek uzun ömür temenniler ile hürmetle ellerinizden öperler.

            Ayrıca annemin hürmetle ellerinden, Cemal ve Celalin hasretle gözlerinden öperim.

Nilgün ve Ercüment ellerinden öperler.

 

  Oğlunuz Cemil

Bey babacığım kurs emrim çıktı. Kasım ayının 12 sinde Bursa’da olacağım. Gider gitmez adresimi size bildireceğim. Allah’a emanet olun. Esselamü aleylüm ve rahmetullahi ve berekatühü…

 

Oğlunuz Cemil
Oğlunuz Cemil
Oğlunuz Cemil
Oğlunuz Cemil
Bu yazıyı paylaşın