Sadullah Paşa'nın Berlin Mektubu

Bir ay kadar Avrupa'yı gezmeğe çıkmıştım. Şimdi Berlin'e dönüldü. Gezim sırasında Avrupa'nın bir çok ünlü şehirleri görüldü. Batının bayındır hali görülmedikçe Doğunun harap haline üzülmemek elde değildir. Bu gezi sağlığıma çok yaradığı gibi, ülke yönetimi üzerine görgülerimi ve bilgilerimi de çoğalttı.

... Avrupa görülmedikçe, anlatanların dillerinde ve basın sayfaların­da sözü edilen Batı uygarlığı ne demektir bilinemez. (...) Uygarlıkça dere­cesi aşağı olan bir memlekette ilerlemeye hizmet iddiasında bulunanlar uygarlıkça olgunlukları kabul edilmiş bir ülkenin düzenlilik sebeplerini ve hallerini görmemiş ve düşünmemiş olurlarsa reform düşünce ve girişimleri, bulundukları dairenin derecesine göre olur. Asıl ilerleme ise insanlık âleminin elde edilmiş ilerlemelerini bilmekle elde edilir.

İslâmlığın yükselme devrinde Arap uygarlığının ilerlemesinin başlıca nedeni; çaba gösteren kimselerin, dünyanın dört bucağını görüp gezmeleri ile bilimsel araştırmalarını yaymaları idi. Artık bu bilgisizlik ve bağnazlık bizde öyle bir dereceye gelmiştir ki, hatırlamak bile tiksinmeye yol açıyor.

Kadınlarımız evlerine kapandıkları gibi, erkeklerimiz de memleketlerine kapandıklarından, insan topluluklarının durumlarından öylesine gaflet üzereyiz ki, çevremizi kuşatan uluslar günden güne ilerlemekte ve bu sayede manevî ve maddî bakımdan bize üstün gelmekte oldukları halde biz yine dört elle bilgisizlik ve bağnazlığa sarılıp ondan kurtuluş umuyoruz. Sözün kısası (• • •) Doğu ülkelerinde Batı ilerlemelerini uygulamak isteyenler insan olgunluklarının göründüğü yer olan Avrupa Batı şehirlerinde bayın­dırlık gerçeklerini incelemek için gezmelidirler.

Artık söz öyle önemli bir konuya geçti ki, böyle bir kâğıt parça­sının değil büyücek bir kitapçığın bile içine sığamaz. Onun için burada sözü sona erdirelim.

Sadullah

(Ebüzziya Tevfik: Numune-i Edebiyat-ı Osmaniye, 6. bas., 1329, s. 314-316)

Sadeleştiren: Cevdet KUDRET

Bu yazıyı paylaşın